Doç. Dr. Can Karaca

Doç. Dr. Can KaracaDoç. Dr. Can KaracaDoç. Dr. Can Karaca
  • Ana Sayfa
  • Uzmanlık Alanlarım
  • Özgeçmiş
  • Hasta Bilgilendirme
  • Bize Ulaşın
  • Daha fazlası
    • Ana Sayfa
    • Uzmanlık Alanlarım
    • Özgeçmiş
    • Hasta Bilgilendirme
    • Bize Ulaşın

Doç. Dr. Can Karaca

Doç. Dr. Can KaracaDoç. Dr. Can KaracaDoç. Dr. Can Karaca
  • Ana Sayfa
  • Uzmanlık Alanlarım
  • Özgeçmiş
  • Hasta Bilgilendirme
  • Bize Ulaşın

Böbrek üstü bezi hastalıkları

Böbreküstü bezleri (adrenal bezler), her iki böbreğin üst kısmında yerleşen, ortalama 3 ila 5 cm boyutlarında ve yaklaşık 4-5 gram ağırlığında olan iç salgı bezleridir. Kan basıncı, metabolizma ve strese yanıt gibi temel vücut işlevlerini düzenleyen hormonlar üretirler. 

Böbrek üstü bezi hastalıkları

Bunların dışında sorularınız için can.karaca@ieu.edu.tr adresinden veya  WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz. Tetkikleriniz ile ücretsiz olarak muayeneye gelip görüşebilir ve fikir alabilirsiniz. 

Teşhis, kanda ve idrarda yapılan detaylı hormon testleri ile radyolojik görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla konur. Görüntüleme amacıyla en sık İlaçlı (Kontrastlı) Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) kullanılır. Bu tetkikler, tümörün boyutunu (milimetre veya santimetre cinsinden) ve iyi huylu/kötü huylu ayrımını yapmada (Hounsfield ünitesi yoğunluğu ölçümü ile) kritik öneme sahiptir. Kanser şüphesi olan vakalarda PET-BT gibi ek görüntülemeler gerekebilir.


Başka bir nedenle yapılan görüntülemelerde tesadüfen saptanan böbreküstü bezi kitlelerine "insidentaloma" adı verilir. Genellikle 1 cm'den büyük kitleler değerlendirmeye alınır. Her kitle ameliyat gerektirmez. Güncel tıbbi literatüre göre ameliyat (adrenalektomi) kararı şu durumlarda alınır:

  • Hormon Salgısı: Kitle boyutu ne olursa olsun, hormon salgılayan (Cushing, Conn, Feokromositoma) aktif tümörler cerrahi olarak çıkarılmalıdır.
  • Boyut: 4 cm ve üzerindeki kitleler, kötü huylu olma riskindeki artış nedeniyle ameliyat edilmelidir. Veriler, 4-6 cm arasındaki lezyonlarda %6, 6 cm üzerindeki lezyonlarda ise %25 oranında kanser riski bulunduğunu göstermektedir.
  • Şüpheli Görüntüleme Bulguları: BT'de yüksek yoğunluk saptanması (10 Hounsfield Ünitesinin (HU) üzerinde olması), kontrastın vücuttan atılım (washout) hızının yavaş olması (mutlak washout %60'ın, rölatif washout %40'ın altında olması) veya düzensiz sınırlar kanser şüphesini artırdığı için cerrahi gerektirir.
  • Büyüme Eğilimi: Takip sırasında belirgin boyut artışı gösteren kitleler.

Bu kriterleri taşımayan 4 cm'den küçük ve hormon salgılamayan kitleler, belirli aralıklarla hormon testleri ve görüntülemeler ile izlenir.


Ameliyatın temel amacı, hastalıklı dokuyu çevre organlara zarar vermeden güvenli bir şekilde çıkarmaktır. Günümüzde standart tedavi yaklaşımı kapalı (laparoskopik) adrenalektomidir.

  • Laparoskopik (Kapalı) Adrenalektomi: Cerrahi aletler ve bir kamera yardımıyla küçük kesilerden (genellikle 5-10 mm) yapılan ameliyattır. Karın ön duvarından girilerek (transperitoneal) veya sırt bölgesinden girilerek (retroperitoneoskopik) gerçekleştirilebilir. Kapalı yöntem, hastanın daha az ağrı duymasını, daha az kanama riskini ve günlük aktivitelere daha hızlı dönmesini sağlar.
  • Açık Adrenalektomi: Genellikle 10 cm'den büyük, çevre dokulara yapışıklığı olan kitlelerde veya kötü huylu adrenokortikal kanser şüphesinin yüksek olduğu durumlarda başvurulan standart cerrahi yöntemdir. Güvenliğin sağlanması adına, kapalı başlanan bir ameliyat gerekli durumlarda açık cerrahiye çevrilebilir.

Burada bilinmesi gereken önemli bir nokta da robotik yöntemle bu ameliyatın yapılması, ameliyatın açık cerrahiye dönmesi ihtimalini azaltan, artık giderek daha rutin kullanılan bir yöntem olduğudur.


Hormon salgılayan tümörler tedavi edilmezse, kalp-damar sistemi üzerinde ciddi yük oluşturur. İnatçı yüksek tansiyon, kalp krizi ve inme (felç) riskini artırır. Ayrıca kalıcı kemik erimesine, dirençli diyabete ve potasyum düşüklüğüne bağlı ritim bozukluklarına neden olabilir. Boyut kriterini aşan veya kötü huylu özellikleri olan kitleler tedavi edilmediğinde ise, kanserin çevre dokulara yayılma riski bulunur.


Laparoskopik cerrahi sonrası hastalar genellikle 1 ila 3 gün içinde taburcu edilebilir. İyileşme süreci hızlıdır ve günlük aktivitelere dönüş genellikle birkaç haftayı bulur. Tekrarlama riski oldukça düşüktür; iyi huylu bir tümör uygun cerrahi yöntemle tam olarak çıkarıldığında hastalığın nüksetmesi beklenmez. Kötü huylu tümörlerde veya nadir görülen ailesel geçişli vakalarda ise uzun süreli takip şarttır.


İlgili sayfaya dönmek için tıklayın

Ana sayfaUzmanlık AlanlarımBize ulaşın

© 2026  - Tüm içeriğin fikri mülkiyeti Dr. Can Karaca'ya aittir.

  • Safra Kesesi Taşı
  • Safra Kesesi Polipleri
  • Safra Kesesi Kanseri
  • Safra Yolu Hastalıkları
  • Safra Kesesi Ameliyatı
  • Karaciğer Metastazları
  • Karaciğer Kitleleri
  • Karaciğer Kistleri
  • Mide Kanseri
  • Kalın Bağırsak Kanseri
  • Fıtık Ameliyatları
  • Sıcak kemoterapi
  • Karaciğer Kist Hidatiği
  • Adrenal Bez Hastalıkları
  • Mide fıtığı ve reflü

Bu internet sitesi çerez kullanmaktadır

İnternet sitesi trafiğini analiz etmek ve  site ayarlarını optimize etmek için çerezleri kullanıyoruz. Kişisel verileriniz kaydedilmemektedir.

RetKabul