
Böbreküstü bezleri (adrenal bezler), her iki böbreğin üst kısmında yerleşen, ortalama 3 ila 5 cm boyutlarında ve yaklaşık 4-5 gram ağırlığında olan iç salgı bezleridir. Kan basıncı, metabolizma ve strese yanıt gibi temel vücut işlevlerini düzenleyen hormonlar üretirler.
Bunların dışında sorularınız için can.karaca@ieu.edu.tr adresinden veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz. Tetkikleriniz ile ücretsiz olarak muayeneye gelip görüşebilir ve fikir alabilirsiniz.
Teşhis, kanda ve idrarda yapılan detaylı hormon testleri ile radyolojik görüntüleme yöntemlerinin birlikte kullanılmasıyla konur. Görüntüleme amacıyla en sık İlaçlı (Kontrastlı) Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) kullanılır. Bu tetkikler, tümörün boyutunu (milimetre veya santimetre cinsinden) ve iyi huylu/kötü huylu ayrımını yapmada (Hounsfield ünitesi yoğunluğu ölçümü ile) kritik öneme sahiptir. Kanser şüphesi olan vakalarda PET-BT gibi ek görüntülemeler gerekebilir.
Başka bir nedenle yapılan görüntülemelerde tesadüfen saptanan böbreküstü bezi kitlelerine "insidentaloma" adı verilir. Genellikle 1 cm'den büyük kitleler değerlendirmeye alınır. Her kitle ameliyat gerektirmez. Güncel tıbbi literatüre göre ameliyat (adrenalektomi) kararı şu durumlarda alınır:
Bu kriterleri taşımayan 4 cm'den küçük ve hormon salgılamayan kitleler, belirli aralıklarla hormon testleri ve görüntülemeler ile izlenir.
Ameliyatın temel amacı, hastalıklı dokuyu çevre organlara zarar vermeden güvenli bir şekilde çıkarmaktır. Günümüzde standart tedavi yaklaşımı kapalı (laparoskopik) adrenalektomidir.
Burada bilinmesi gereken önemli bir nokta da robotik yöntemle bu ameliyatın yapılması, ameliyatın açık cerrahiye dönmesi ihtimalini azaltan, artık giderek daha rutin kullanılan bir yöntem olduğudur.
Hormon salgılayan tümörler tedavi edilmezse, kalp-damar sistemi üzerinde ciddi yük oluşturur. İnatçı yüksek tansiyon, kalp krizi ve inme (felç) riskini artırır. Ayrıca kalıcı kemik erimesine, dirençli diyabete ve potasyum düşüklüğüne bağlı ritim bozukluklarına neden olabilir. Boyut kriterini aşan veya kötü huylu özellikleri olan kitleler tedavi edilmediğinde ise, kanserin çevre dokulara yayılma riski bulunur.
Laparoskopik cerrahi sonrası hastalar genellikle 1 ila 3 gün içinde taburcu edilebilir. İyileşme süreci hızlıdır ve günlük aktivitelere dönüş genellikle birkaç haftayı bulur. Tekrarlama riski oldukça düşüktür; iyi huylu bir tümör uygun cerrahi yöntemle tam olarak çıkarıldığında hastalığın nüksetmesi beklenmez. Kötü huylu tümörlerde veya nadir görülen ailesel geçişli vakalarda ise uzun süreli takip şarttır.
© 2026 - Tüm içeriğin fikri mülkiyeti Dr. Can Karaca'ya aittir.